06 Nisan 2020, 20:50

İçinde bulunduğumuz Koronavirüs-19 Pandemisi nedeniyle üyelerimizin talepleri doğrultusunda Derneğimizin yaptıkları çalışmalar hakkında sizlere bilgi sunmayı bir görev addediyoruz. Bu çerçevede üyelerimizden gelen ve ilgili Bakanlıklar ile birimlere ilettiğimiz ve takip ettiğimiz konular:

1. İçişleri Bakanlığı tarafından 3 Nisan 2020 tarihinde yayınlanan 30 Büyük İl ve Zonguldak iline giriş çıkışların yasaklanması ile ilgili Uygulama Genelgesi’nin 3ncü maddesinin f bendinde ….”f-) Yukarıda sayılanlar dışında yer almakla birlikte, Valiler başkanlığında ilgili meslek  kuruluşları (ticaret ve/veya sanayi, esnaf ve ziraat odaları vb.) temsilcilerinin de katılımıyla toplanan “İl Pandemi Kurulları” nın önerileri doğrultusunda illerin özel durumları göz önünde tutularak İl Umumi Hıfzıssıhha Kurullarınca alınacak karar ile kapsama alınacak diğer faaliyetlere özgülenmiş  olanlar, Valilik/Kaymakamlık tarafından düzenlenecek “Seyahat İzin Belgesi” ile giriş/çıkış yapabilecektir.” İbaresi yer almaktadır. Bu çerçevede TC Tarım ve Orman Bakanlığının gerekli girişimlerde bulunarak Tohumculuk Firmalarının mensuplarının bu istisna çerçevesinde değerlendirilmesinin temin edilmesi sektörümüz açısından hayati öneme haizdir.

2. Mevcut durumda virüs sebebi ile tedarikçilerde, nakliyelerde, ihracat ve ithalat ön izin alınmasında,  sağlık sertifikası temininde, her türlü numune alınması süreçlerinde, analize sevk edilen ürünlerin analizlerinin başlatılması ve sonlandırılmasında, üretim amaçlı yurtdışından tedarik edilen kademeli ve ebeveyn tohumlukların ve üyelerimizin yurt dışında kendileri için ürettirdikleri tohumlukların işlenmek ve paketlenmek ve yeniden ihraç edilmek amacıyla ülkemize getirilmesinde ve  gümrükleme işlemlerinin tamamlanması süreçlerinde ciddi boyutlarda yavaşlamalar mevcuttur. Bu gibi nedenlerden dolayı ülkemiz tohum tedarikinin maalesef olumsuz etkilenmesi kaçınılmaz olacaktır. Bakanlığımızın bu amaçla çalışanlarının sağlığını da koruyacak tedbirleri alarak, tedarik sürecini sıkıntısız atlatılması için  gerekli önlemleri alması gerekmektedir. Aksi takdirde 2020 üretim sezonunda ihtiyaç hissedilen tohumluk üretim ve tedarikleri tam olarak gerçekleşemeyecek ve dolayısı ile hem bu yıl hem de 2021 yılı sertifikalı tohumluk ve ürün tedarikinde ciddi sıkıntılar yaşanabilecektir. Sürecin tüm sağlık gereklilikleri karşılanarak hızlandırılabildiği durumda ise krizden çıkışta bitkisel üretim ve hayvancılık sektörlerimiz bu krizi en az hasar ile ve ülkemizin tarım ürünü tedariki büyük yara almadan atlatabilme hususunda çok ciddi bir gelişme kaydedecektir.

3. Dünyada da ulusal tohumculuk sektörlerinin temsilcileri ve Uluslararası Tohumculuk Federasyonu (ISF), Avrupa Tohumcular Birliği (EUROSEEDS), Asya Pasifik Tohumcular Birliği (APSA) gibi uluslararası kuruluşlar tohumculuk tedarik zincirinin olumsuz etkilenmemesi için gerek AB gerekse ulusal hükümetler nezdinde girişimlerde bulunmaktadırlar.

Bu nedenlerden dolayı;

  • Ülkemizde üretilip yurt dışına ihraç edilen tohumluklara ihracat desteği verilmelidir.
  • Tohum ihracatına yönelik yurtdışında çalışanları bulunan tohumculuk firmalarına personel giderleri için yapılacak bir destek “yurtdışı birimleri ihracat desteği” başlığı altına eklenmelidir.  Karantina tedbirleri kapsamında birçok ülkeye tohum ihracatımız ve sevkiyatımız yavaşlamış veya tamamen durmuş durumdadır. Tohum firmalarının ihracat kaybından yaşadığı parasal miktar; çok uygun uzun vadeli, düşük faizli Eximbank ihracat kredisi ile desteklenmelidir.
  • Tohumculuk firmalarımızın yurtdışında ürettirdiği kendi tohumluklarını Türkiye’ye getirip, işleyip yurtdışına ihraç etme işleri durma noktasına gelmiştir. Bu tohumluklar gümrük vergisinden muaf tutulmalı ve dâhilde işleme rejimi uygulanmalıdır. Bu uygulama için gereken “gelen ürün ile ihraç edilen ürünün GTİP numarası farklı olmalıdır” kuralı bahse konu tohumluklar için kaldırılmalıdır. Ham tohum, ihraç edilecek mamul tohum haline gelene kadar çok hassas ve önemli işlemlerden geçmektedir. Ancak sonuçta gelen de ihraç edilecek olan da tohumdur
  • Corona virüs önlemleri kapsamında çalışmasına mecburi ara verilen sektörlerde uygulanan SGK primlerinin, vergi ödemelerinin ertelenmesi desteği tarım ve tohum sektöründe de uygulanmalıdır. Nihayetinde tarım sektörü faaliyetlerine devam etse bile zincirin diğer halkaları çalışmalarına ara verdiği için tarım sektörü de doğrudan etkilenmiş durumdadır. Diğer yandan SGK primlerinde ve vergi ödemelerinde uygulanacak bu ertelemeler sadece süreyi uzatmak anlamına gelmektedir. Çalışmayan bir işyerinin geliri olmayacağı için mutlaka ciddi oranda (en az %50) vergi ve prim desteği getirilmelidir. Aslında en uygunu en az 3 ay prim ve vergi alınmamasıdır.
  • Kısa çalışma ödeneği ile ilgili kapsam genişletilmeli, şartlar iyileştirilmelidir.
  • Tohumculuk firmalarının bankalardan kullandığı zirai ve ticari kredilerin, günü gelen ödeme taksitleri Covid-19 virüs riski kalkıncaya kadar taksitler ötelenerek ertelenmelidir. (Bu süre şimdilik 3 ay, daha sonra tekrar uzatılabilir).
  • Tohumculuk firmalarının maaş ödemeleri ve günü gelen çek senet ödemelerinin gününde yapılması için, bankalar çok uygun maliyetli kolay kullanılabilir kredi sağlamalıdır.
  • Corona virüs önlemleri kapsamında tarımsal üretim ve özellikle tohumculuk sektöründeki firmalar istisna olarak değerlendirilmelidir. Herhangi bir sokağa çıkma yasağı, seyahat engeli vb uygulamalarda tarımsal üretim ve özellikle tohumculuk belli bazı istisnalar dâhilinde faaliyetlerine devam etmelidir. Tohumculuk firmalarının Ar-Ge ve üretim faaliyetlerinin aksamaması için, servis ve personel hareketleri konusunda gerekli hassasiyetin gösterilmesi ve özellikle Ar-Ge personelinin yurt içi seyahatlerinde kolaylık sağlanması amacıyla, İçişleri Bakanlığımız sorumlu kolluk kuvvetlerine yazılı talimat göndermelidir.
  • Tohumculuk sektörünün sezonluk tarım işçisinde sorun yaşamaması için tedbir alınmalıdır. Bilindiği gibi sezonluk tarım işçileri çalışacakları bölgeye geldiğinde ekili arazilere yakın yerlerde konaklamaktadırlar. İşçilerin barınma yerlerinde şimdiden iyileştirme çalışmaları yapmalı ve bu husus işçilere duyurulmalıdır. İhtiyaç duyulan illerde başka illerden işçi getirilmesi yerine halen virüs nedeniyle işlerini kaybeden ve ilinde ikamet eden vatandaşlarımızın tarım işlerinde çalışmalarına imkân verilmelidir. Çünkü Tohumculuk sektöründe geçiçi tarım işçilerine çok ihtiyaç vardır. Örneğin Hibrit tohum üreten yapan firmalarda işçi yoğunluğu daha çok olduğu için bu üyelerimiz tohum ekim programlarını gözden geçirerek azaltma eğilimine girebilirler. Örneğin hibrit mısır tohumu üretiminde 1 dekar alan için 8-9 yevmiyeye ihtiyaç vardır. Hibrit ayçiçeği üretiminde de 1 dekar alan için 7-8 yevmiyeye ihtiyaç vardır. Hububat üretiminde ise 30 dekarlık üretim alanında tip dışı başak çekmek için en az 1 yevmiyeye ihtiyaç vardır.
  • Tarım sektöründe ve Tohumculukta lojistik konusu çok önemlidir. Bu sorun sadece Tohumculuk sektörünün değil aynı zamanda tarım sektörünün ve gıda üreticilerinin ortak sorunudur. Özellikle vatandaşların kendi imkânları ile kendilerini evlerinde karantinaya almaya çalıştıkları şu dönemde gıdaya olan talep artmış bulunmaktadır. Özellikle ev tipi kullanımların yoğun olarak artmasından dolayı hem daha küçük paketli ürünlere talep artmış hem de pek çok tarım ve gıda sektörü paydaşı en az personelle tedarik zincirini sürdürmeye çalışmaktadır. Bizim için en önemli nokta tohumlarımızı üretirken özellikle tarla bitkileri tohumlarında çok daha hayati bir ihtiyaç duyulan lojistik zinciridir. Tohumlarımızı tarladan tesislerimize ve sertifikalandırılmış tohumlarımızı da tesislerimizden son kullanıcılar olan çiftçilerimize ulaştıramazsa zaten önümüzdeki hasat döneminde tarlalarda yapılacak olan üretimin hiç bir anlamı kalmaz. ABD bugün tarım ve gıda sektörünü salgın sırasında en hayati sektör ilan etmiştir. Fakat bunun yanında lojistik sektörü de aynı şekilde hayati sektörler grubuna alınmıştır ve hatta sektördeki güvenlik ile ilgili bazı hükümler geçici olarak gevşetilmektedir. Böylece yoğun talebin oluştuğu bir zamanda tedarik zincirinin aksamadan devam etmesini planlamaktadırlar. Ülkemizin de benzer şekilde bir tüm tarım ve gıda sektörü için bir eylem planı oluşturması gerekmektedir. Özellikle iki sektörü bir değerlendirilmelidir. Bir diğer nokta ise paketleme konusudur. Burada hem paket üreticileri hem de yine lojistik devreye girmektedir. Paket tedariği gibi destekleyici sektörlerin de yine tohumculuk başta olmak üzere tüm tarım ve gıda sektörüne tedariğin devam etmesinin sağlanması gerekmektedir.
  • Tarla Kontrolleri amacıyla yapılacak seyahatlerde araçlardaki kişi sayısının kısıtlanması konusunda ilave araç temini gibi önlemlerin değerlendirilmesi gereklidir.
  • Bakanlığın  esnek çalışma programına geçmesi sebebiyle  üye firmalarımızın  ruhsatlandırma ve ithalat  faaliyetlerinin sürdürülebilir olması açısından Bakanlığın nasıl bir  yaklaşımla   hizmetlerinin devam ettireceği konusunda hazırlayacağı bir eylem planının sektörümüzle paylaşılmasına ihtiyaç vardır.
  • Pek çok Avrupa ülkesinde uygulanan yaklaşım kapsamında sağlık ürünleri ile tarım ürünleri ve tarımsal girdi mamul veya hammadde ithalatı gümrük işlemlerinde  diğer ürünlere nazaran öncelik tanınmaktadır. Bu uygulama ülkemizde de yapılmalıdır.
  • Yurtiçi sevkiyatların, problemsiz bir şekilde sağlanması, bayi ve üreticilerin ihtiyaç duydukları ürünlere  ulaşabilmesi, bayilerin çalışma saatlerinin  düzenlenmesi ve olası bir il veya bölge bazında  sokağa çıkma yasağından  muaf tutulması sağlanmalıdır.
  • Firma temsilcilerinin gerek Bayi düzeyinde gerekse de üretici düzeyinde üretim ve Ar-Ge faaliyetlerinde karşılaşılabilecek sorunların çözümünde  yardımcı olabilmek için olası kısıtlayıcı tedbirlerden muaf tutulmasının sağlanmasına ihtiyaç vardır. Bu hususların il veya bölge bazında uygulamaya konulacak yeni tedbirlerin alınması konusunda Valiliklerce yapılacak    koordinasyon ve değerlendirme toplantılarında Bakanlık İl Müdürlüğü temsilcileri aracılığı ile  iletilmesi yararlı olacaktır.
  • Halen ertelenen ve ileriki dönemde ertelenmesi muhtemel olan Tescil Toplantılarının gecikmeye neden olmadan Bakanlığımızın uygun göreceği bir yöntemle (hazırlıkların online yapılması ve toplantıların telekonferans şeklinde düzenlenmesi gibi) gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

 

Saygılarımızla,

TÜRKTED YÖNETİM KURULU